Hatay’da ne yedik?

Hatay’da ne yedik?

Malum, yurdumuz tam bir lezzet cenneti. Her nokta ayrı bir derya. Hatay da bu lezzet noktalarında ilk sıralarda yer alıyor. Biz de Hatay gezimizi ağırlıklı olarak yeme içme planlı yaptık. Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı. Gittiğimiz yerlerde kendimizi öylesine kaybettik ki, çoğu lezzet durağına yerimiz kaldı.

Hidro Restaurant, Harbiye

İskenderun molamızdan sonra akşam saatlerinde otelimizin bulunduğu Harbiye’ye vardık ve biraz dinlendikten adını sıkça duyduğumuz ilk Hatay lezzet durağımız Hidro’ya gittik. Harbiye’de birçok lezzet durağı var, Harbiye ile ilgili yazılanlara bakarsanız da “Harbiye’de kötü yer yoktur.” lafını sıklıkla okursunuz.

Biz gittiğimiz de kalabalık değildi. Sonrasında yavaş yavaş masalar dolmaya başladı. Hidro’ya girer girmez, sizi karşılıyorlar ve masanıza yerleştiriyorlar. Hemen siparişiniz alındı. Biz mezeci olduğumuz için ve Hatay da meze diyarı olduğu için birçok mezeden denemek istedik. Bildiklerimizi söyledik, önerileri aldık, sonuçta ortada buluştuk. Aman dikkat; biz bu hataya düştük, siz düşmeyin: eğer ki ana yemek için de birşeyler düşünüyorsanız, meze sayınızı azaltın ya da mezelerden azar azar alın. Elbet yiyebilecek yine güzel yerler bulabilirsiniz. Çünkü mezeler çok lezzetli ve hem kendilerini sonuna kadar yedirtiyorlar, hem porsiyonlar bol kepçe. İlk durağımız olduğu için biz biraz abarttık meze işini.

Hatay Hidro Restaurant
Hidro Restaurant mezeleri

Mezelerimiz geliyor…

Biz Hidro Restaurant‘da abagannuş, cevizli biber, alinazik, humus, çiğ köfte ve sac oruğu söyledik ve siparişlerimiz hemen geldi. Öncelikle masaya gelen sıcak susamlı ekmek çok tehlikeli, yedikçe yedirtiyor; çok lezzetli. Köz biber, patlıcan ve domates ile hazırlanmış abagannuş. Biraz acı ama gayet lezzetli, isteğinize göre nar ekşisi de gezdiriyorlar üzerine. Cevizli biber de bildiğimiz muhammara, onu da nar ekşisi ile servis edebiliyorlar. Burada alinazik meze veya ara sıcak gibi sunuluyor. Antep’tekinden daha farklı, bazı daha yoğun. Kuşbaşıları ise pamuk gibi, alinazik de çok lezzetli.

Humus‘a diyecek birşey yok. Gerçek nohuttan yapılmış. Bunu neden belirtiyoruz? Çünkü bazı yerler nohut tozu kullanıyormuş. Limonu, sarımsağı, tahini tam bir uyum içinde, hiçbiri ne eksik ne fazla. Tereyağlı söyledik, kavrulmuş çam fıstıkla servis ediliyor; o kavrulmuş çam fıstıkları anlatılamaz. Biz Hatay’da ikram edilen turşulara bayıldık, kütür kütür. Humusun yanında turşu ikramının sebebi ise asit oranını dengeleme amaçlı imiş, çok da yakışıyor.

Hatay’da çiğ köfte ise tam bir görsel şölen yaşatıyor. Köftelerin üzerinde kavrulmuş kıyma şeklinde servis ediliyor. Bunun sebebi ise köfteler etsiz. Çünkü Araplar çiğ et yemezlermiş. Tat olarak farklı, ama denenebilir. Sac oruğu ise bildiğimiz içli köftenin sacda yapılmış hali. Hatay’da içli köfteye oruk deniliyor ve bu şekilde çok lezzetli. İçinde ceviz ve soğan haricinde taze baharatlar var, hepsi uyum içinde güzel bir tat veriyor.

Bütün ürünlerde malzeme kalitesi kendini gösteriyor. Büyük şehirlerde böyle lezzetleri bulmak çok zor. Hele kullanılan zeytinyağı bambaşka.

Hatay Hidro Restaurant
Alinazik
Hatay Hidro Restaurant
Çiğ köfte
Hatay Hidro Restaurant
Sac oruğu

Bu yemek için bir küçük içecekle birlikte 140TL ödedik. Porsiyonlar yeterince doyurucu. Biz burayı çok sevdik.

Toros Ocakbaşı

Antakya’da birçok iyi ocakbaşı var. Biz de Toros Ocakbaşı’nı görüp, yemeğe karar verdik. Görünüşe göre çok rağbet gören bir yer. Hemen ocakbaşı salonu, hem aile salonu kalabalıktı. Hemen bir yer bulduk ve siparişimiz alındı. Burası da içkili, ama biz içmek istemedik. Zaten mekanın yarısı içki içiyorsa, diğer yarısı içmiyor. Kimse de kimseyi yermiyor. Zaten gözlemlediğimiz kadarıyla Hatay’da hayat da böyle. Biz bu sefer temkinli davranıp az meze söyledik. Merak ettiğimiz zahter salatası ve tabiki vazgeçilmez humus. Devamında da kıyma ve kuşbaşı söyledik.

Hatay Toros Ocakbaşı
Zahter salatası
Hatay Toros Ocakbaşı
Humus

Zahter salatası çok güzel, bambaşka birşey. Zahter bildiğimiz kekik. Kekikten salata olur mu demeyin, çok da güzel oluyor. Hatay’a özgü yeşil zeytin, zeytinyağı ve nar ekşisi ile servis ediliyor. Masaya gelir gelmez bitirdik. Humus da gayet başarılıydı. Hemen akabinde kebaplarımız da geldi. Porsiyonlar gayet büyük, biberli bol lavaş ile servis edilmişti; lezzetli idi lavaşlar. Kıyma az baharat, az sarımsak ve satırdan geçmiş bol biber ve maydanoz ile harmanlanmış. Gayet lezzetli idi. Hatay da kıymadan kebaplar genelde bu şekilde hazırlanıyor. Kuşbaşı ise bize biraz yavan geldi. Marinasyonu az olmuştu. Etler de biraz sertti.



Hatay Toros Ocakbaşı
Kıymadan kebap
Hatay Toros Ocakbaşı
Kuşbaşı kebap

Biz bu yemek için 45TL ödedik. Porsiyonlar yeterince doyurucu.

Tarihi Bizim Künefeci – Ragıp Usta

Tarihi Bizim Künefeci – Ragıp Usta adını sıklıkla duyduğumuz bir künefeci idi. Dükkanı görür görmez hemen daldık içeri. Bizi içerde güleryüzlü, keyifli bir esnaf karşıladı. Hemen siparişimiz alındı ve biraz bekleyeceğimiz söylendi. Yeni künefe çıkaracaklardı; bir önceki partiden kalanı vermediler. Mesela İstanbul’da, ilk olarak önceki partiyi bitirirlerdi.

Hatay Tarihi Bizim Künefeci - Ragıp Usta
Tarihi Bizim Künefeci - Ragıp Usta

Künefelerimiz gelince, derin bir nefes alıp hemen giriştik. Künefe o kadar güzel sünüyordu ki heyecandan o anı ölümsüzleştirmeyi de unuttuk. Künefede bütün tatlar yerli yerindeydi. Öncelikle şekerden iç baymıyor. Tereyağ bol, ama rahatsız etmiyor. Peynir de lezzetini ayrıyeten veriyor. Kısacası malzemeniz uyumu mükemmeldi. Yolunuz Antakya’ya düşerse, burada mutlaka künefe yemelisiniz. Porsiyonu 6TL.

Pöç Kasabı

Hatay mutfağı denince akla gelen ilk yemekler tepsi kebabı ve tepsi kebabının en meşhur icracılarından biri de Pöç Kasabı. Biz de bu kebabı tatmak için Pöç Kasabı’na gittik. Uzun Çarşı’ya girer girmez karşımıza çıktı. Bizi hemen kapıda samimi bir neşeyle karşıladılar, hemen yerleştirip siparişimizi aldılar. Biz tepsi kebabı ve kağıt kebabı söyledik, üzerinden biraz geçince de dayanamayıp lahmacun söyledik.

Hatay Pöç Kasabı
Kağıt kebabı
Hatay Pöç Kasabı
Tepsi kebabı
Hatay Pöç Kasabı
Lahmacun

Çok geçmeden siparişlerimiz geldi. Kağıt kebabı, içinde satırdan geçirilmiş kaburgadan et, bolca maydanoz ve kırmızı kapya biberi var. Azaz azar tuz, karabiber, kimyon ve sarımsaklı bir harç hazırlanıp yağlı kağıt üzerinde komşu fırında pişiriliyor. Güzeldi, ama tepsi kebabı varken işler değişiyor. Tepsi kebabı, kağıt kebabının kağıtsız ve salçalı sosla hazırlanmış hali. Acaip lezzetli, biz çok sevdik. İkisinin de bir porsiyonu 250şer gr. Tabi isteğinize göre, ne kadarlık isterseniz ona göre hazırlıyorlar. Lahmacun ise bir porsiyonda 2 lahmacun varmış. Ne olacak diyip söyledik ama çatlattı bizi. Harcı bol, güzeldi. Ama hamuru çok kalındı. Denenebilir.

Tabi tüm bunları denerken diğer hedeflediğiz duraklardan vazgeçmeniz gerek, zira mideniz boş nokta kalmıyor.

Biz burayı çok sevdik. Porsiyonlar yeterince doyurucu. Bu yemek için 58TL ödedik.

Affan Kahvesi

Hatay’ın en önemli ve mutlaka denenmesi gereken lezzet duraklarından biri de Kurtuluş Caddesi üzerindeki Affan Kahvesi. Affan Kahvesi’nde süvari ve haytalı tatmak gerekiyor. Özellikle haytalı Hatay dışında kolay kolay bulamayacağınız bir lezzet. Affan Kahvesi 1913 senesinde açılmış. Affan, yiğit delikanlı anlamına geliyormuş. Normal bir kahve; içerde kağıt oynayanlar, tavla oynayanlar… Arka tarafta da çok sevimli bir bahçesi var. Biz de bahçeye geçip, siparişimizi verdik.

Hatay Affan Kahvesi
Haytalı ve süvari

Öncelikle süvari, çay bardağında Türk Kahvesi gibi görünse de aslında çay bardağına benzer farklı bir bardakta servis ediliyor. Sebebi ise bu bölgenin insanlarının içtikleri kahveyi görmek istemeleriymiş. Haytalı ise Adana’nın bicibicisi gibi olsa da “haytalı asla bici bici değildir.” Bunu duvardaki bilgilendirmede de görebilirsiniz. Mısır unu ve süt ile yapılan muhallebinin üzerine sadece haytalı için yapılan sütlü dondurma konuyor ve üzerine gerçek gül suyu dökülerek servis ediliyor. Muhteşem bir lezzet. Mutlaka denenmesi gereken lezzetlerden bir tanesi. Dondurması da apayrı bir güzellik.

Biz burada 12TL ödedik.

Hatay Affan Kahvesi
Haytalı asla bici bici değildir.


Mısırlı Döner

Antakya’nın meşhur döneri için tercihimiz Abdo Usta’nın dükkanı Mısırlı Döner oluyor. Abdo Döner, Abdo Usta’nın eski dükkanıymış. Abdo Usta dükkanı devrediyor, dükkanı Abdo Döner ismi ile devam ediyor. Ancak birkaç sene sonra Abdo Usta tekrar dükkan açmaya karar veriyor ve eski dükkanın iki dükkan yanına, bu sefer soyadıyla Mısırlı Döner’i açıyor. Abdo Usta, Antakya’da bu işin hatırı sayılır ustalarından. Anlattığına göre kendi tarifi olsa bile başka şehirlerde işlemiyormuş, gidip Antakya’da Antakya ürünleri ile hazırlanan döneri kendi yerinde yiyeceksiniz. Gerçekten de herşey yerinde güzel.

Et döner kıyma ve löp et karışımı. Şişe bir parça et, bir parça kıyma olacak şekilde diziliyor ve onlar birbirlerine harmanlanıyor. Özel lavaş, özel sos ve acısıyla servis ediliyor. İskenderun’da Mavi Köşe’de yediğimiz dönerden sonra Abdo Usta’nın da dönerine bayıldık. Bu lezzet için tekrar tekrar Antakya’ya gelinir.

Porsiyonlar yeterince doyurucu. Biz burada 13,50TL ödedik.

Hatay Mısırlı Döner
Dönerin hazırlanışı
(Visited 99 times, 1 visits today)

Leave a reply

Bumerang - Yazarkafe
Show Buttons
Hide Buttons